28 Temmuz 2013

Faizde çıkışı gören konuta koştu

Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, konut kredilerinde bayramında etkisiyle temmuz sonu ve ağustos ayında büyüme hızının yavaşlamasını beklese de bu yılpiyasanın çok hareketli olduğunu anlattı.

Ece CEYHUN

Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, “Son dönemde, özellikle faizde artış olduğunu gören tüketicinin kredi talebi kesilmedi. Aksine faiz yeniden artabilir düşüncesi ile talep artışı oldu” dedi. Yılın ilk yarısında yüzde 16 büyüyen konut kredi hacminin yıl sonunda 100 milyar TL’ye ulaşmasını bekleyen Atay, kullanılan kredilerin yüzde 14’ünün de re-finansman amaçlı olduğunu söyledi.

Yılın ilk 5 ayında bono bileşik faizleri Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyelerine gerilerken konut kredisi faizleri de yüzde 0.70’lerin altında seyrediyordu. Faiz cephesinde işlerin tersine dönmesi ile konut kredisi faizlerinde de ufak ufak yükseliş başladı. Bugün artık yüzde 0.80’ler seviyesinde hareket eden konut kredisi faizlerinin önümüzdeki dönemde Merkez Bankası politikaları ve yurt dışı piyasalardaki senaryolara bağlı olarak seyretmesi bekleniyor.

Stok rakamı 100 milyar TL’yi bulur

Bu yıl başında mevduat bankalarının kullandırdığı toplam konut kredilerinin hacmi 79 milyar TL’ydi. Bu rakama katılım bankaları tarafından kullandırılan konut kredileri de dahil edildiğinde stok 86 milyar TL’ye ulaşıyordu. Haziran sonunda mevduat bankalarınca kullandırılan kredi toplamı 92 milyar TL’ye, katılım bankalarıyla ise 100 milyar TL’ye gelirken Atay, bu yıl sonunda mevduat bankalarınca kullandırılan 92 milyar TL’lik kredi hacminin 100 milyar TL’yi bulmasını bekliyor.

2013 yılı için konut kredi hacminde projeksiyon yaparken en kötü senaryoda mevduat bankalarınca kullandırılan 79 milyar TL’lik kredi hacminin 90 milyar TL’ye ulaşmasını öngördüklerini anlatan Atay, “Faizdeki düşüş trendini gördüğümüz noktada yıl sonunda hacim beklentimizi hemen 100 milyar TL’ye taşıdık” ifadelerini kullandı.

Kredi kullanımı geçen yılın çok üstünde

Atay, yeni açılan ve kapanan kredilerin netine bakıldığında geçen yılın ilk yarısında mevduat bankalarındaki konut kredilerinin 3.2 milyar TL büyüdüğünü bu yıl ise aynı rakamın 13 milyar TL’nin üzerinde olduğu bilgisini paylaşarak “Geçen sene ilk 6 ayda yüzde 4.76 olan büyüme bu sene yüzde 16’larda seyrediyor. Bunun en büyük nedeni de faizlerin düşmesiydi” ifadelerini kullandı.

Bu yıl faiz düşüşüyle birlikte mevcut konut kredisini yeni oranlardan yapılandıran yani re-finansman yapan müşteri sayısının da arttığını belirten Atay, “Sektörde kullandırılan kredilerin yüzde 14’ü re-finansman olarak yapıldı” dedi.

Yazın ilk döneminde de talep yüksek

Sadece yılın ilk yarısı değil temmuz ayının da konutta hareketli olduğunu vurgulayan Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, şöyle devam etti: “Geleneksel olarak konut kredisinde temmuz ve ağustos aylarında artış hızı yavaşlar. Özellikle bayram dönemlerinde yavaşlama daha fazla hissedilir. Ardından eylül ile birlikte özellikle de ekim ve kasımda ise ciddi artışlar yaşanır. Fakat bu sene geçen yıl ile karşılaştırıldığında haziran ve temmuzun ilk günlerinde konut kredisi kullanımının daha fazla olduğunu gördük. Özellikle faizin yeniden artış trendine girdiğini gören tüketici, faiz yeniden artabilir düşüncesi ile kredi kullandı. Şimdi bu yıl eylül ayında kredi talebi daha canlı olabilir.”

Konutta her zaman büyümeden bahsedeceğiz

Bankacılıkta, konut kredisi kullanan bireylerin, vade uzunluğu nedeniyle, faize ve aylık taksit ödemelerine diğer kredi türlerine  göre daha hassas olduğu bilinen bir gerçek. Nitekim Atay da mortgage’daki talep artışının faiz oranlarının bulunduğu seviye ile çok ilintili olduğunu ve yılın ilk 5 ayında faizlerin geçen yılın çok altında seyrettiğine işaret etti.

Düşük faiz konut kredisi kullananlar açısından önemli bir nokta ama Atay, son 6-7 yıllık kredi hacminin gelişimine bakıldığında da her zaman bir büyüme ivmesinden bahsedilebileceğine işaret etti.

Atay, “Türkiye’de konuta ve kredisine her zaman talep var. Mortgage kanununun çıktığı 2007 senesinden bu yana sektörde her zaman büyüme konuşuyoruz. Yıllar içindeki gelişime bakıldığında sadece artış yüzdesinin azaldığını ya da arttığını görüyorsunuz. Faizlerin düştüğü zaman daha çok büyümüş, arttığı zaman daha az büyümüş ama gene büyümüş. Bundan sonra da bazen hızlı bazen daha yavaş büyümeden söz edeceğiz. Ama her zaman büyümeden bahsedeceğiz. Çünkü Türkiye genç bir nüfus yapısına sahip ve 30 yaşın altındaki bu nüfusun talepleri artıyor. Artık kalabalık aile yapısından çekirdek aile yapısına dönüyoruz ve büyük şehirlerde tek başına yaşayan bireyler artıyor” dedi ve ekledi:

“Danimarka ve Hollanda da yüzde 100’ün üzerinde, İngiltere’de yüzde 85, Amerika’da yüzde 80 ve Avrupa genelinde yüzde 55-60’lar seviyesinde olan konut kredilerinin milli gelire oranına bakıldığında Türkiye’de bu oran daha yüzde 6’larda. Türkiye’de hakikaten gidecek çok yol var.  Bundan 20-25 sene evvel bir aynı evde oturan hane halkı sayısı 5.6 iken şimdi 3.8’e gelmiş. Şehirleşme oranı da yüzde 50’lerin altındayken yüzde 77’ye geldi. Zaten onun için 1+1 ya da 2+1 konutlara talep daha fazla.”

Anadolu’da yeni trend site hayatı

Murat Atay ile son dönemde konut piyasasında müşteri eğilimlerini, trendleri de konuştuk. Büyük şehirlerde son dönemde yaşam şartlarının zorlamasıyla ev alırken daha çok ‘okula’ ve ‘işe’ yakın olmanın önemli bir kriter haline geldiğini de belirten Atay, “Büyük şehirlerde daha küçük evlere yönelme var ama Anadolu’da hala geniş ev olması önemli. Ama Anadolu’da son dönemde ‘site’ konsepti çok revaçta. Dolayısıyla büyük projelerin yavaş yavaş Anadolu’ya kaydığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

Atay, Anadolu’da da konut fiyatlarında artış olduğunu da belirterek işbirliği yaptıkları Reidin tarafından hazırlanan emlak endeksinin verilerine de atıfta bulunarak “Haziran 2012 ile Haziran 2013 döneminde Türkiye’de kompozit konut satış fiyatlarında artış oranı yüzde 15.78’di. Aynı dönemde, üç büyük il, İstanbul, Ankara ve İzmir hariç bakıldığında Adana’da artış yüzde 17.25, Antalya’da ise yüzde 20.42 oldu” dedi.

Markalı projelerle bankalar arasında işbirliği artıyor

Bir dönem markalı konut projelerinin bankalardan ziyade, finansmanda tüketiciyle doğrudan ilişki kurduğunu hatırlattığımızda da Murat Atay, artık bu eğilimin yavaş yavaş değiştiğini anlatarak “Markalı projeler son dönemde bankalarla daha yakın çalışıyor. Tüketici ise bankanın olduğu projeye daha sıcak bakıyor. Hak arama noktasında firma güvencesin yanında banka güvencesi olması  tüketici açısından önemli bir nokta” dedi.

Kaynak: www.dunya.com